<html>
<head>
<title>Nesne Konumlandırma,</title>
</head>
<body>
<p style="text-align: justify">Augustus sonunda kararını verdi: Dünyayı gezip dolaşacak, insanlara şu ya da bu şekilde yardım elini uzatabileceği ve kendilerine duyduğu sevgiyi açıkça ortaya koyabileceği bir yer bulup orada kalacaktı.
<img src="volkan.gif" style="float: right">
Yüzünü kimsenin görmek istememesine alışmıştı çaresiz; avurtları çökmüş, gözleri çukura gömülmüştü; sırtındaki giysileri, ayağındaki ayakkabıları gören, onu dilenci sanırdı; sesi ve yürüyüşü de bir zaman herkesin işitip görmekten haz duyduğu, herkesi büyüleyip hayran bırakan ses ve yürüyüş olmaktan çıkmıştı. Taranmamış bakımsız ak sakalı çocukları korkutuyordu; şık giyimli beyler ve hanımlar ondan kaçıyor, yanında bulunmaktan rahatsızlık duyarak kendilerini adeta pisliğe bulanmış hissediyorlardı; dilenciler ise ellerindeki birkaç lokma yiyeceğe göz dikmiş bir yabancı sanarak ona kuşkuyla bakıyorlardı. Bütün bunlar da Augustos'un insanlara istediği gibi hizmet edebilmesini güçleştirmekteydi.
<img src="volkan.gif" style="float: left">
Ne var ki, her gün yeni bir şey öğreniyor, asla yılgınlığa kapılmıyordu. Bütün bunlar da Auustus'un insanlara istediği gibi hizmet edebilmesini güçleştirmekteydi. Ne var ki, her gün yeni bir şey öğreniyor, asla yılgınlığa kapılmıyordu. Diyelim bir fırının önünde bir çocuk gördü de çocuğun boyu minik eliyle uzanıp kapının tokmağını çevirmeye yetmiyor, koşup yardım ediyordu hemen. Karşısına kendisinden de çaresiz durumda biri çıktıkça, örenğin bir dilenci ya da sakat biriyle karşılaştıkça, yolda bir süre ona eşlik edip yardımcı oluyordu; bunu yapamadı diyelim, cebindeki birkaç kuruşu seve seve eline tutuşturuyor, iyilik taşan pırıl pırıl bir bakışı, kardeşçe bir selamı, kendisini anlayıp derdine ortak olduğunu gösteren bir jesti böyle bir kimseden esirgemiyordu. Gezip dolaştıkça, insanların yüzüne bakar bakmaz onların kendisinden neler beklediğini, yüksek sesle vereceği giler yüzlü bir selamın mı yoksa sessiz bir bakışının mı ya da hiç yanlarına sokulmayıp uzaktan geçmesinin mi onları memnun bırakacağını anlamaya başlamıştı.
<img src="volkan.gif" style="float: right">
Dünyadaki onca sefalete karşın yine de sızlanıp şikayet etmeksizin yaşayıp giden insanlara rastladıkça şaşmadan duramıyordu. Her acıyı neşeli bir kahkahanın, her ölüm yasını neşeli bir çocuk şarkısının izlediğini, her sıkıntının, her bayalığın yanında bir güzelliğin, bir esprinin, bir tesellinin, bir gülümsemenin yer aldığını hayranlıkla görüyor, bunu da harikûlade buluyordu.</p>
</body>
</html>